Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Alp Dirik, 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada X ışınlarının, bundan tam 122 yıl önce Wilhelm Conrad ROENTGEN tarafından bulunduğunu hatırlatarak “Roentgen, laboratuarında başka amaçla kullanılmakta olan katot ışını tüplerine elektrik enerjisi uygulandığında bir ışının ortaya çıktığını keşfetti. Gözle görülmeyen bu ışın, laboratuarında bulunan bir maddenin parlamasına neden olduğu için saptanmıştı. Bulunan bu ışını bilinmeyen ışın anlamında X-ışını olarak adlandırdı. Çok kısa zamanda çok sayıda deney ve araştırmalar yaparak ışınların kullanım alanlarını belirledi. Kendisi bir fizikçi olduğu halde X-ışınlarının tıpta kullanılmalarının da ilk araştırmaları Roentgen tarafından yapıldı. Röntgen bu buluşu ile 1901 yılında ilk Nobel Fizik Ödülü’nü aldı” dedi.

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Alp Dirik açıklamasının devamında şunları kaydetti:

“Roentgen bu önemli buluşunu insanlığa adadı. Radyoloji biliminin doğuşu Roentgen’in bu önemli buluşuyla başlamıştır. Günümüzde kullanılmakta olan eşsiz görüntüleme aygıtlarının ortaya çıkmasına giden ilk adım, o gün atılmıştır.

122 YILLIK TARİH
Bugün, bundan 122 yıl önce 8 Kasım 1895 tarihinde Alman fizikçi Prof. Dr. Wilhelm Conrad ROENTGEN X-ışınlarını keşfettiği ve insanlığın hizmetine sunduğu çok anlamlı bir gün. Bugün radyoloji biliminin doğduğu, radyasyonun, hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılmaya başlandığı gün. Ülkemizde birçok radyoloji çalışanı, 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü’nü bilimsel ve sosyal etkinliklerle kutlayacaktır.

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin insanlığın yaşam kalitesini artırdığı kuşkusuzdur. Bu şekilde ilk kez X–ışınlarının bulunması sonrasında yaygınlaşan tıpta radyasyon kullanımı, bugün tıpta teşhis ve tedavi amacıyla gittikçe artarak kullanılmaktadır. Ancak; teknolojik gelişmelerin birçok yararı yanında, bazı olumsuz etkileri de vardır. Başlangıçta yan etkilerinin olduğu bilinmeyen dönemde bilinçsizce oluşmuş olan radyasyon kullanımı, bugün bu yan etkilerin çok iyi bilinmesi nedeniyle kontrollü olarak kullanılmalıdır. Ancak günümüzde radyasyon kullanımı hala bu yöntemlerin cazibesi nedeniyle kontrolsüz olarak kullanılmaya devam etmektedir. Halbuki, tıpta radyasyon uygulamasının hiçbir alternatif kalmadığı durumda ve kesinlikle hekim kararıyla yapılması gerekmektedir. Herhangi bir hastalıkta röntgen ve tomografi çekilmesi konusunda doktorlara baskı yapan hastalara sıkça rastlanmaktadır. Teşhis ve tedavi amacıyla röntgen, anjiyografi veya tomografi çektirilmesiyle alınacak radyasyon dozu nedeniyle hekimin fayda-zarar değerlendirmesini yaparak hasta lehine fayda sağlayacağı durumlarda radyasyon uygulamaları yapılması gerekir.

Bu vesileyle, başta Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Bölümü ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Radyoloji Bölümü ailemizin, Radyoloji alanında hizmet veren tüm sağlık personelinin ve Kıbrıs’ın Radyoloji Günü’nü kutlarım.”