Göz Hastalıkları 2018-01-24T13:52:18+00:00

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Göz Bölümüne hoş geldiniz. Anabilim dalımızdaki amacımız; tıp etiği ve çalışma ahlakına bağlı kalarak, çalışan ve hasta haklarına saygı göstererek, hastalarımıza kliniğe geldiği ilk andan itibaren en üst seviyede bir sağlık hizmeti sunmaktır. Hizmetimiz hastalara en doğru randevuyu vermekle başlar. Kliniğimizde her bir uzmanlık alanı için çalışma alanları bulunmaktadır.

Bu alanlarda hizmet vermek üzere doktorlarımız arasında belli bir görev dağılımı mevcuttur. Hastalar isterlerse web sitemiz üzerinden Doktorlarımızı Tanıyalım sayfasına girerek muayene olacağı hekimini tanıma ve seçme imkanı bulabilirler.

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi sağlık hizmeti sunmanın yanında akademik faaliyetler yürüten bir üniversite hastahanesi olduğundan bazen hastalarımıza arzu ettiklerinden daha geç bir güne randevu vermek durumunda kalabiliriz. Telefonla veya hastanemiz ön danışma birimi üzerinden yapılan randevu talepleri sekreterlerimiz tarafından ele alınarak en uygun gün ve saate randevu verilmeye çalışılmaktadır. Hastalarımızın şikayetlerini tam öğrenmek için telefonla soracağımız sorulara alacağımız yanıtlar sayesinde en ideal randevuyu size sunacağımızdan emin olabilirsiniz. Bazı şikayetler ACİL muayene ve tedavi gerektirdiğinden hastaların kendi tıbbi durumlarını eksiksiz belirtmeleri önemlidir. Acil hastalarımıza kliniğimizde her zaman öncelik verilmektedir. Ayrıca yeni doğan bebeklerin göz muayenesi için ailelerin durumlarını mutlaka söylemelerini rica ediyoruz.

Kayıt işlemlerini de düşünerek verilen randevu saatine en az 15 dakika önce gelmenizi rica ediyoruz. Amacımız tüm hastaları verdiğimiz saatte muayene odasına almaktır. Ancak referans merkezi olmamızdan dolayı kliniğimize acil vakalar sevk edilmektedir. Bu durumda bazı hastalarımızın randevuları istemeden aksayabilmektedir. Nadir de olsa bekletmek durumunda bıraktığımız hastalarımız olursa konuyu anlayışla karşılamalarını rica ediyoruz.

Önceden yapılan ameliyatınız veya tetkikleriniz varsa, gözlük kullanıyorsanız muayeneye gelirken bunlarla ilgili tüm eski raporlarınızı ve tetkik sonuçlarınızı yanınızda getirmenizi bekliyoruz. Eğer elinizde olmayan sebeplerle randevuya gelememe durumunuz olursa bize 24 saat öncesinden haber vermenizi rica ederiz. Bu durumda başka bir hastamıza muayene şansı vererek zamanı değerlendirmiş oluruz.

Kliniğimize geldiğinizde önce karşılama birimine başvurmanızı rica ediyoruz. Bu şekilde muayene kayıt işlemleriniz yapılacak ve ardından bekleme salonuna alınacaksınız Dr.Suat Günsel Girne Üniversitesi uygulanan muayene ve tetkikler daha önce almış olduğunuz sağlık hizmetlerden farklılık gösterebilir. Detaylı genel göz muayeneleri yanında bazı hastalarımıza uygulayacağımız bazı ilave testlerimiz olacaktır. Hastalığın durumuna ve şiddetine göre bazı hastalarımıza uygulanan muayene ve test işlemleri 1 ile 6 saat arasında bir zaman almaktadır. Bu süreyi önceden tahmin etmek her zaman mümkün olmamaktadır. Tam bir retina muayenesi yapmak için hastaların her iki göz bebeğinin büyütülmesi gerekmektedir. Göz bebeği büyütülen hastalar ışığa bakmak zorunda kaldığında rahatsızlık duyabilirler.

Hastalar özellikle muayene sonrası eve dönüşlerinde bir miktar zorluk çekebilirler. Hastaların buna hazırlıklı olmalarını ve yakınlarından yardım istemelerini tavsiye ederiz. Muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarımız tanı konusunda size bilgi verecek ve sizinle birlikte tedavinizi planlayacaklardır. Bu esnada aklınıza gelen tüm soruları sormanızı tavsiye ederiz.
Genel oftalmoloji, çocuk göz muayenesi, glokom (göz tansiyonu), göz kuruluğu (Kuru Göz), göz ve çevresi estetiği (oküloplasti), katarakt tanı ve tedavisi, kontakt lens ve uygulaması, pterjium, renk körlüğü, retina hastalıkları ve tedavisi, şaşılık muayenesi ve tedavisi, üveit hastalıkları, prematüre retinopatisi tanı ve tedavisi, gözde kırma kusurlarının tedavisi gibi çeşitli göz hastalıklarının tanı ve tedavisi konularında çalışan kliniğimiz önemli görevler üstlenmektedir.

Klinik hekimlerinin uzman olduğu birçok konunun yanısıra çocuk retina hastalıklarındaki deneyimleri de uygulamada önem kazanmaktadır. Yenidoğan yoğun bakım bölümlerinin konsültanlığını yapmakta ve prematüre retinopatisi başta olmak üzere, çocuk göz hastalıkları konusundaki sorunları çözmektedirler.

Klinik çalışmalar yanında eğitim faaliyetlerini de sürdüren klinik hekimleri, gerek yurt dışında ve gerekse yurtiçinde çok sayıda göz hekimiyle, birçok konuda teorik ve uygulamalı eğitimler yoluyla bilgilerini paylaşmaktadırlar.

GÖZ: Vücudumuzda en karmaşık işlemleri yerine getiren en önemli organlarımızdan biridir. Ortalama 2,5 cm çapında küresel bir yapı barındıran göz, başın ön bölümünde elmacık kemikleri, burun kemeri ve kaş kemeri arasında bulunan göz çukurunda yer almaktadır.

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi GÖZ Hastalıkları A.D.’nın çalışma alanları, Bölümümüzde yapılan tanı ve tedavi işlemleri;

  1. Genel Oftalmoloji birimimizde; Rutin göz muayenesi,
  2. Retina Ve Üvea birimimizde; OCT, FFA, ICG, Argon LASER, Diyabetik retinopati tanı ve tedavisi, İntravitreal (Göz İçi Enjeksiyonlar) Enjeksiyon uygulamaları, üveit hastalarının tanı ve tedavisi, Prematüre Retinopatisi (ROP) tanı ve tedavisi,
  3. Ön Segment, Kornea, Refraktif Cerrahi birimimizde; LASER uygulamaları, Kornea topografi, pakimetri, keratometri, oküler yüzey cerrahileri, kuru göz tedavisi, katarakt cerrahisi,
  4. Glokom birimimizde; Göz içi basınç ölçümü, glokom muayene testleri, görme alanı, pakimetri, OCT,
  5. Şaşılık birimimizde; Tüm şaşılık muayeneleri ve ameliyatları, göz tembelliği tanı ve tedavisi,
  6. Kontakt Lens birimimizde; Yumuşak, yarı sert, torik, keratokonus lensleri ve tedavileri,
  7. Oküloplasti birimimizde; Göz yaşı sistem ile ilgili muayene, testler ve ameliyatlar, pitoz cerrahisi, göz kapak hastalıkları ile ilgili cerrahi yöntemler, botox uygulamalar,
  8. Acil Göz Hastalıkları birimimizde; Künt ya da penetran travma müdahalesi, Kırmızı göz tedavisi, Kimyasal yaralanma tedavisi, yabancı cisim tedavisi, üveit, glokom krizi, preseptal; orbital selülit tedavisi, kontakt lens sorunları, santral retina arter tıkanıklığı, ani görme kayıpları gibi durumlarda hastalarımıza kliniğe geldiği ilk andan itibaren en üst seviyede bir sağlık hizmeti sunulmaktadır.

Presbiyopi:
Yunanca’da presbiyopi “yaşlı göz” anlamına gelir. Görmede zorluk çeken, okurken yorulan ve bulanık gören 40 yaşını geçen kişilerin en önemli göz kusurudur. Presbiyopi genelde hipermetropi ile karıştırılır.

Bu bir hipermetropi değil, farklı bir durumdur. Presbiyopi geliştiğinde gözün yakına odaklama gücü azalır ve kişiler yakını görmekte zorlanır. Presbiyopi bir hastalık değil, yaşlanmaya bağlı vucuttaki değişikliklerin bir sonucudur.

Göz içindeki mercek sayesinde uzaktaki cisimler yakına geldiğinde merceğin şekli bombeleşerek kırıcılığı artar. Uzak cisimleri görmek istediğimizde ise mercek bu sefer uzayarak incelir. Göz içindeki bu merceğin hareketini lensi tutan lifler sağlar. Yaşlılıkla birlikte lens sertleşiyor, bu liflerde esneklik kayboluyor ve presbiyopi ortaya çıkar. Esnekliğini kaybeden lens görmede ani fokus değişikliği yaşandığı durumlarda, özellikle yakına bakma durumunda, hızlı adaptasyon ve net görme sağlanamaz.

Belirtileri; normal okuma mesafesinde bulanık görme, okunan materyali kol uzunluğunda uzakta tutma,ve yakın mesafedeki işlerle uğraşırken baş ağrısı olmasıdır.

Teşhisi; göz muayenesiyle presbiyopi teşhis edilebilir. Presbiyopi olanların en az 2 yılda bir göz muayenesinden geçmeleri önerilir. tedavisi; Yakın gözlük önerilerek problem ortadan kalkar.

Presbiyopinin kesin etkili bir tedavisi olmamakla beraber özellikle değişik cerrahi metodlar konusunda araştırmalar devam etmektedir.

Miyop:
Cisimlerden yansıyan ışınlar tam olarak görme merkezinde değil daha önde odaklanıyorsa gözde miyopi vardır ve kişi uzağı yakına göre daha bulanık görür. Gözlük, kontakt lens kullanımıyla görüntü netleşebileceği gibi rekraftif cerrahi (Smile LASER) yöntemiyle miyopi düzeltilebilir. Gözün ön arka uzunluğu, kornea kırıcılığı ya da her ikisi olması gerekenden fazla ise objelerin görüntüleri, görme merkezinin (maküla-sarı nokta) önünde oluşur. Miyoplar yakını iyi görebildikleri halde, uzağı bulanık görürler.

Gözlük takmak göz numarasını artırır mı? Şüphesiz çoğu insan bu sorulara EVET’ yanıtını verir. Ancak halk arasında yaygın ancak doğru olmayan pek çok bilgi göz bakımı konusunda insanların yanlış hareket etmelerine neden oluyor.

Peki neleri yanlış biliyoruz, doğrusu nedir?
Yanlış: Gözlük veya kontakt lens kullanmak, göz kusurunun ilerlemesini önler.
Doğru: Gözlük veya kontakt lens kullanmanın ya da kullanmamanın göz kusurunun ilerlemesi üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Gözlük veya kontakt lens kullanmanın TEK amacı daha iyi bir görme kalitesi sağlamaktır.

ROP (Prematüre Retinopati):
Vaktinden erken doğan bebeklerin en önemli göz sorunlarından biri; prematüreretinopatisdir. İngilizce Retinopathy of Prematurity denen hastalığın kısaltması olan “ROP” adı pratikte sık kullanılır. Erken doğan bebekler gözün retina yani ‘ağ tabakası’ tam olarak gelişmeden dünyaya gelirler. Bebeğin doğumunu takip eden aylarda ağ tabaka gelişimini tamamlamaya devam eder. Bazı bebeklerde ağ tabakada normal olmayan damarlar, bunların kanaması ve göz içine büyümesi ile ağ tabaka ayrılmaları ve sonunda körlük gelişir. Bu klinik durum Prematüre Retinopatisi olarak adlandırılır. Hastalığın erken tanı ve tedavisi çok önemlidir.

Risk faktörleri nelerdir? Prematüre retinopatisinin gelişiminde birçok faktör rol oynar. Bunların en önemlileri arasında erken doğum haftası, düşük doğum tartısı ve oksijen tedavisinin süresi sayılabilir. Tekrarlayan solunum sıkıntısı, zamanında doğmama, ağır mikrobik enfeksiyonlar, hızlı yapılan kan değişimi veya kan nakli sayısı, beyin içi kanama, akciğerlerin gelişmemesi, kalpte delik olması retinopati riskini artırır. Doğum kilosu olarak 2000gr altı ve doğum haftası olarak 35 haftadan erken doğan bebekler risk altındadır.

Ne zaman görülür? Prematüre retinopatisi en sık doğumdan sonra ortalama 6-8’ inci haftalarda ortaya çıkar. 28 haftalık doğan bebeklerde 40’ıncı günden itibaren görülür. Bu nedenle yukarıda sayılan tüm risk grubundaki bebekler doğumdan sonra mutlaka bu konuda deneyimli uzman bir göz doktoru tarafından muayene edilmelidir.

Hastalığın Evreleri ve Tedavisi: Bu hastalıkta retina tabakasının damarları etkilenir ve 5 evresi vardır. Evre 1 ve 2’ dekiler kendiliğinden gerileyebilir. Bu bebekler retina olgunlaşmasını tamamlayıncaya (yani genellikle doğması gereken tarihe) kadar takip edilmelidirler. Ancak 3’ üncü evreden itibaren LASER , dondurma tedavisi (Kriyoterapi), göz içine enjeksiyon gibi tedaviler gerekmektedir. Bu yapılmadığında hastalık ilerler ve son aşamada yani evre 4-5’de retina tabakası geri dönüşümsüz olarak zarar görür. Ameliyatla düzelme şansı azalır. En sonunda körlük oluşur. Sonuçta prematüre retinopatisi zamanında tanı ve tedavisi yapılmadığında körlüğe kadar gidebilen ciddi bir sağlık sorunudur.

Görmeyen Çocuk Öğrenemez
Eğer sizin çocuklarınızın veya çevrenizdeki küçüklerin görme sorunu olduğunu düşünüyorsanız en kısa sürede bir göz hekimine muayene olmalarını öneriyoruz.
Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Hekimleri olarak bizler aynı maksatla size bilgi vermekten, yeni doğan bebeklerin muayenelerini yapmaktan ve saptanan hastalıkları tedavi etmekten büyük mutluluk duyacağız.

Çocuk ve Göz
Bebekler ve çocuklar doğduklarında ancak belli oranlarda görebilirler. Gözlerini kullandıkça görme potansiyelleri artar. İlk 9 yaş içinde görme sistemi tam olarak gelişir ve daha sonra belirgin bir değişiklik olmaz. Tüm çocukların ilk 3 aydan itibaren ve 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorun olmasa da mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olmaları gerekir.

Okul çağına gelmiş çocukların okula başlamadan önce muayene edilmeleri, çok geç kalınmadan göz problemini tespit edebilmek ve de okulda göz problemlerine bağlı öğrenme güçlüğünü önlemek açısından çok önemlidir.

Katarakt
Göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir görünüm alması, göz merceğinin yoğunlaşmasıdır. Göz, kameraya benzeyen optik bir sistemdir. Dışarıdan gelen ışık ve görüntülerin görme merkezine net olarak ulaşabilmesi için, önce gözün en dış saydam tabakası olan korneada, sonra gözün içindeki lens tabakasında kırılması gerekir. Normal şartlarda bu iki tabaka da saydam yapıdadır. Göz merceğinin yoğunlaşması, saydamlığını kaybetmesi görüntüyü bulanıklaştırır.

Birçok tipi olmakla birlikte, kataraktlar genel olarak 3 ana grup altında incelenebilirler: Yaşa bağlı kataraktlar, Doğumsal kataraktlar, İkincil kataraktlar: (Bazı ilaçların uzun süreli kullanımı (kortizon gibi), darbeler, metobolik hastalıklar (diyabet gibi) sonucunda oluşanlardır.).

Katarakt en sık yaşa bağlı olarak ortaya çıkar. Bilinen bir sebebi olmamakla birlikte beslenme, ultraviyole ışınları gibi birçok risk faktörü bulunmaktadır. Lensin opaklaşmasının durumuna göre hastalar önceleri uzak ya da yakın görme bozukluğundan şikayet ederler.

Opaklaşma arttıkça hem uzak hem de yakın görmeler hastanın sosyal yaşantısını rahatsız edecek şekilde azalır. Kataraktın ilaçla veya gözlükle tedavisi mümkün değildir. İlerlemesini de durdurabilecek etkili bir yöntem bulunabilmiş değildir. Tek tedavisi ameliyattır.

Ameliyat, şeffaflığını kaybetmiş olan göz merceğinin alınıp yerine yeni bir göz merceğinin yerleştirilmesi sistemine dayanmaktadır. Katarakt tedavisinin en güncel olan ameliyat sistemi Fako (Fakoemülsifikasyon) cerrahisidir.

Glokom Nedir?
Glokom; Göz Tansiyonu ve Karasu Hastalığı olarak da bilinir. Göz içi sıvısındaki basıncın artmasıyla birlikte,retinal sinir lifi ve optik sinirinde hasar meydana gelebilir. Bu hasar görme alanındaki daralmayla kendini belli eder. Başlangıç safhasında belirti vermeyen oldukça sessiz seyreden bu sinsi hastalık, körlükle sonuçlanabilen ciddi bir göz hastalığıdır.

Glokom’dan nasıl korunurum? Kimlerde görülür? Dünyada milyonlarca kişide görülebilen, her yaşta ve her insanda ortaya çıkabilecek bir hastalıktır.

Yenidoğan bebeklerde doğuştan görme bozukluğuyla ortaya çıkabileceği gibi, çocuklarda, gençlerde ve yaşlılarda da görülebilir. Bazı gruplarda glokomla daha fazla karşılaşılıyor.

Glokomun risk faktörleri; Genetik faktörler (ailede glokom öyküsü), Yüksek miyopi, Çok yüksek hipermetropi, İleri yaş (60 yaş ve üstü), Uzun süre kortizonlu ilaç kullanımı, Şeker Hastalığı, Göz tansiyonun yüksek olması, Geçmiş göz yaralanmaları, Guatr hastalığı, Migren, Göz tümörleri, Kronik iritis ve üveit gibi göz iltihaplanmaları.

Nasıl seyreder, belirtileri nelerdir ?
Glokom’un en önemli özelliği sinsi seyirli olması ve özellikle ilk başladığında yıllarca belirti vermemesi, yavaş yavaş çevreden merkeze doğru görme kaybı yaratmasıdır. Bu nedenle hastanın kendisi tarafından farkedilmesi çok zordur.

  • Sabahları belirginleşen baş ağrısı,
  • Zaman zaman bulanık görme,
  • Geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi, göz önünde gökkuşağı gibi renkli ışık haleleri görme,
  • Televizyon izlerken göz etrafında ağrı,
  • Gözde kızarıklık.

Çocuklarda Glokom belirtileri; Olması gerekenden daha büyük gözler, aşırı ağlama ve ışığa duyarlılık çocuklarda glokomun belirtileri arasındadır.

Görme sinirinin çeperindeki lifler en önce etkilendiğinden, hastanın merkezi görmesi hiç bozulmaz, hatta son evre glokom hastalarında bile “merkezi görme” (yani uzaktan ve yakından küçük harflerin seçilebilmesi) tam olabilir. Fakat bu hastalarda “periferik görme” dediğimiz “etraf görmesi” –yani baktığımız yerin biraz yukarısı, aşağısı, sağı solu; resmin ortası değil ama kenarları gibi- yavaş yavaş kaybolur. Hastalık ilerledikçe ince bir merkezi görme(tünel görme) kalır ve bir süre sonra da tam körlük başlar.

Nasıl teşhis edilir? Glokom hastalığı çoğu zaman yüksek göz tansiyonuna bağlı olsa da bazı glokom hastalarında göz tansiyonu normal olabilir. Ayrıca bazı kişilerde göziçi basıncı yüksek olsa da bunlarda glokom gelişmez.

Özetle; Sadece göz tansiyonunu ölçmek, tek başına teşhis koymada yeterli olmaz. Düzenli olarak göz doktorunuza muayene olmak glokomu teşhis etmede en iyi yoldur.

Nasıl Tedavi Edilir?
Glokom tedavisinde amaç göz içi basıncını düşürerek, göz sinirinin hasarını durdurmak ve görme kaybının ilerlemesini önlemektir. Glokom genellikle göz damlalarıyla kontrol edilir. Göziçi basıncını düşüren göz damlalarından istenilen sonuç alınamazsa, lazer ve cerrahi tedavi uygulanır ve hasarın ilerlemesi durdurulmaya çalışılır.

Çocuklarda GLOKOM, tahmin edilenden daha sık karşılaşılan bir problem.

Çocuklarda glokom ile özellikle doğdukları yıl karşılaşılıyor. Doğumdan hemen sonra fark edilebilen glokom, bu evrede genellikle cerrahi operasyonlarla tedavi ediliyor.

© Copyright 2018 | Near East Technology